Gar Meydanı, Sakarya Müzesi, Deprem Kültür Müzesi, İhsaniye Camii, Tuzla Mahallesi, Temalı Park, Çark Deresi, Sakarya Kent Sakarya Millet Bahçesi, Park, Ters Ev, Sakarya Park, Vagon Park, Ada kule, Sakarya Stadı, Meşhur Islama Köfteci Hacıbekir, Yeni Cami, Meşhur Köfteci Mustafa, Korucuk Park, Poyrazlar Gölü, Poyrazlar Gölü Tabiat Parkı, Taşkısığı Gölü, Akgöl Mesire ve Piknik Alanı, Harmantepe Köyü Camii, Harmantepe Kalesi, Sakarya Köprüsü
Zincirli Baba Türbesi, Kayadibi Şelalesi, Çorak Mesire Alanı ve Kamping, Follik Kanyonu ve Şelalesi (Boztepe), Yanık Yaylası, Akyazı Acelle Yaylası, Hanyatak Acelle Yaylası, Sultanpınar Yaylası, Tomalık Yaylası, Çiğdem Yaylası, Aluçlu Pınar, Komyatak Yaylası, Aluçlu Pınar, Büyük Karapınar Yaylası, Sulucuova Yaylası, Dokurcun Çengeller Mahallesi Tarihi Cami
Gölya Tabiat Parkı, Arifiye Gölü ve Mesire Alanı (AhmediyeKöyü), Karıncali Dede Türbesi (Ahmediye Köyü), Mollaköy Göletleri
Sakar Baba Türbesi
Akgöl, Kuş Gözetleme Kulesi (Gölkent), Akgöl Deresi, Gölkent Mesire Alanı, Gölkent Göl Park Aile Çay Bahçesi
Ali Fuat Paşa Kuvayı Milliye Müzesi (Müzede kurtuluş savaşı komutanlarından Ali Fuat Cebesoy ve Kuvvayi Milliyeye ait eşyalar sergilenir. Zemin kat Kuvvayı milliye dönemi eserlerine ayrılmıştır. Merkezde bir salonun çevresinde altı oda yer alır. Bir oda sergi salonu olarak düzenlenmiş, diğerleri idari hizmetlere ayrılmıştır. Kurtuluş savaşına katılmış kişilerin fotoğrafları, Sivas Kongresi, Amasya Protokolü ve Erzurum kongrelerinin kararları, Atatürk'e ait el yazması 10. Yıl Nutkunun fotokopileri yer alır. Kuvayi milliye zamanına ait haritalar, fotoğraflar ve kronoloji sergilenir. Bu katta bir kütüphane bulunmaktadır. Müzenin üst katında Ali Fuat Cebesoy Müzesi bulunur. Cebesoy'a ait, karyola, giysiler, belgeler, madalyalar, savaş krokileri ve fotoğraflar sergilenmektedir. Müzede 47 arşiv belgesi ve 26 etnografik eser olmak üzere toplam 73 eser sergilenir.), Sakarya Nehri, Ali Fuat Paşa Köprüsü veya II. Bayezid Köprüsü (II. Bayezid tarafından inşa ettirilen köprü. Sakarya Nehri üzerinde inşa edilen İkinci Bayezid Köprüsünün uzunluğu 196,5 metre genişliği ise 5.5 metredir. Köprünün yedi satırlık Arapça bir kitabesi vardır. 15 gözü olan köprünün bugün sadece 5 gözünden su geçmektedir. Çeşitli zamanlarda hasar gören köprü en son 1949'da tamir edilmiştir.), Doğançay Şelalesi (Maksudiye), Doğançay Şelalesi Tabiat Anıtı (Maksudiye), Su Düşen Şelalesi (Maksudiye), Kırca Yaylası, Kıncılar Akıncılar Köyü Aziz Sarkis Kilisesi 1832 (Kilise hakkında Tarihçi M. Kassabian ve Kıncılar yerlisi olan Dr. Navassart Deirmendjian'ın kitapları ile Surp Sarkis Kilisesi hakkında değerli bilgilere ulaşılmaktadır. Ibadet için 3.000-2.000 kişinin dua etmek için buluşduğu Ermeni Köyü'nün merkesinde bulunan, çok büyük, geniş ve etkileyici Surp Sarkis Kilisesi, 1832 yılnda, Nikomedia (Izmit) Ermeni ruhani lideri Stepannos Aghavni Zatarian süresi sırasında inşa edilmiştir. 1920 sonrası yaşanan mübadeleler sonrasında kilise ile çevreleyen Ermeni köyü birlikte yıkılır. O günlerden bugünlere Kiliseden günümüze ancak molozlar ve kilisenin etrafındaki 3 taş duvarlardan oluşan kalıntılar gelebilmiştir. Haç için buluşulan kilise, Geyve kayalıkları yamaçlarında bulunmaktadır. Erzurum (Garin) civarından, Eğin'den göç eden Ermeniler tarafından inşa edilmiş ve Tvnig (Tvnik, Dvrig)' li Aziz Sarkis'in anısına bu isimle anılmaktadır. Her köyde olduğu gibi, bu kiliseye de bağlı bir okul ve Protestanlar için de başka bir kilise bulunmaktaydı. Kilise iki kat olup 8-10 m lik kalın kesme taş duvarlarla çevrili, çatısı ise kiremit kaplıydı. Cephedeki pencereler iki sıra halinde olup parmaklıklarla korunmaktaydı. Kilisenin içinde ortada büyük bir ve her iki tarafında da birer küçük sunak bulunmaktaydı; üçü de altın kaplamalıydı. Merkezdeki sunak seviyesi Ermeni Kiliselerinde olduğu gibi yüksek seviyede ve Meryem Ana'ta adanmıştı. Sağdaki sunak Aziz Garabet'e soldaki ise Aziz Sarkis'e adanmıştı. Kilisede papazların giyim eşyaları için ayrılan iki oda (sacristie) bulunmaktaydı. Sağdakinde altın kaplamalı bir sunak ve her yıl Kutsal Haç Kutsaması'nın ikinci gününde gösterilen Hazreti Isa'nın çarmıha gerilişini gösteren bir tablo bulunmaktaydı. Ayrıca bir vaftiz çanağı ve duvarda da Hazreti Isa'ın vaftiz edilişini tasvir eden bir tablo vardı. Vaftiz hurnasının karşısında Ermeni Kralı Dırtad'ın Hristiyanlığa geçişini tasvir eden bir yağlı boya asılıydı. Kilisenin yüksek tavanı sarıya boyanmış ahşap bir yapıydı ve sekiz sütun üzerine oturmaktaydı. Kilisenin giriş zemini taşla kaplı olup kalın bir duvarla ayrılmaktaydı. Üst galeri kadınlara ayrılmıştı; kadın-erkek birlikte dua etmezlerdi. Kilisenin demirden büyük ve ağır kapısı Kazaz Amira Harutyun tarafından bağışlanmıştı.. Hristiyanların kilise inşaası için dıştan kubbe gözükmemesi gibi başka zorunlu kurallara bağlanmış ve sultanın fermanı gerekmekteydi. Bu konuda II. Mahmud'un mali sarrafı ve kişisel danışmanı ve yakın dostu olan Bezciyan, Surp Pırgiç Hastanesi'nin kuruluşunda da çok önemli bir rol oynamış Kazaz Amira Harutyu (Artin) Bezciyan (Գազազ Ամիրա Յարութիւն Պէզճեան), Ermeni Köyü'nü kuran, Istanbul Yenikapı'da doğmuş fakat kendisi gibi Agn göçmenlerinin yardımına gelir ve zor da olsa gerekli izni sultandan alır. Babası ile ipek ticaretine atılan Harutyun Bezciyan, Geyve Kıncılar köyündeki ipek fabrikalarının gelişmesinde de önemli bir yeri olmalıdır. Kilise inşaasında tüm Kıncı köy halkı karşılıksız yardım eder, taş taşır.), Kırca Yaylası (Melekşeoruç), Pıncır Yaylası (Melekşeoruç), Kılıçkaya Zirve, Kılıçkaya Yangın Gözetleme Kulesi, Kızılkaya Plato (Doğancıl), Kızılçökek Çeşmesi, Kızılkaya Şelalesi 1 (Kızılkaya), Geyve Kaya Tırmanışı Bölgesi
Çamdağı Kampı, Kerem Ali Yaylası, Keremali Yaylası Alaağaç Obası, Çamlıca Gölü, Dım Dım Yaylası, Beşoluk Yaylası, Durhasan Türbesi, Dikmen Tepesi, Dikmen Yaylası
Kanlıçay Şelalesi, Mecidiye Şelalesi
Karasu Sahil, Sakarya Nehri Ağzı, Tahtalıköy Beach, Karasu Halk Plajı, Sakin Plaj, Yusuf Uçar Harman, Ormantik Park
Şeyh Muslihiddin Cami 14.yy. (Kaynarca ilçesine 3 kilometre mesafedeki Büyük Kaynarca köyünde yer alan Şeyh Muslihiddin Camii'nin tamamı ahşaptan yapılmıştır. Kadınlar mahfili "U" şeklinde olan cami dikdörtgen planlıdır. Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne ait caminin 1486 tarihli vakfiyesinde Hacı Kıssahan namı ile anılan Müslihiddin Bin Cüneyd tarafından yaptırıldığı yazılıyor. Farklı kaynaklarda caminin banisi hakkında "Caminin banisi olan Şeyh Muslihuddin Efendi Orhan Gazi'nin Veziri Sinanüddin Yusuf Paşa'nın babasıdır. Sinanüddin Yusuf paşa 1360 yılında vezirliğe tayin olmuş, Orhan Gazi devrinin son ve 1. Murad devrinin ilk veziridir. Camiye bu ismi veren kişi Ahi teşkilatından olan Şeyh Muslihiddin'dir." şekilinde bilgiler de bulunmaktadır. Caminin minaresi küçük kırmızı tuğlalarla yapılmıştır. Caminin ön cephede ve sağ cephede olmak üzere iki kapısı bulunuyor. Cami eski bir mezarlığın içinde bulunmaktadır. 2009 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore edilerek koruma altına alınmıştır), Bayraktepe Aile Çay Bahçesi, Halit Molla Parkı, Karaboğaz Sahili, Longoz Akbahçe, Ak AdaReisler Okçular Göleti, Okçular Deresi, Müezzinler Deresi Ulusal Orman, , Turnalı Göleti, Longoz Akbahçe (Doğa Koruma Alanı), Ak Ada İhsan Ak (Camitepe-Doğa Koruma Alanı), Sakarya Botanik Vadisi, Büyükyanık Sahil Kızılelma, Karaboğaz Sahili Sahil Güvenlik İstasyonu
Maden Deresi, Kocaali Sahili, Kocaali Yayla Mahallesi Sahili, Kocaali Kadınlar Plajı, Akçagöl Parkı, Çıralı Düzü, Maden Şelalesi
Paşalar Kalesi (Karaceyş Kalesi) (Pamukova Paşalar Mahallesinde bulunan ve mahalle ile aynı ismi taşıyan Paşalar Kalesi ( Karaceyş Kalesi ) Bizans döneminden kalma olup 1314 yılında Osman Gazi döneminde fethedilmiştir. Kalenin yapım tarihi kitabesi olmadığından tam olarak bilinmemektedir. Geyve'den Mekece'ye kadar uzanan Pamukova ve Geyve ovalarını adeta kuşbakışı gören Paşalar Kalesinin yapım tekniği ve sur duvarlarında kullanılan geç Roma dönemi mezar stelleri ile mimari parçaların devşirme malzeme olarak kullanılmış olması Bizans dönemi yapısı olduğunu göstermektedir. Ayrıca; Paşalar Mahallesinde Karaca Ahmet Sultan Türbesi ve Camisi de bulunmaktadır.), Esentepe Park, Kesikkaya Gonca Yolu (Bir zamanlar Pamukova ve Ağaçcılar, diğer köyler arasında transit yaya ve at yolu olarak kullanılan, zamanla karayolunun yapılmasıyla kullanılamaz hale gelen; otomobilin günlük hayatımıza girmesiyle sporcuların ve macera severlerin uğrak yeri olmuştur.-Karapınar), Babam Sultan Türbesi, Özbek Mesire Alanı, Saklı Yayla İnönü, İnönü Yaylası, Serin Dere, İnönü Yayla Mağarası (Hüseyinli), İnönü Yaylası Kamp Alanı (Hüseyinli), Saklı Yayla İnönü (Hüseyinli), Ercova Yaylası (Hüseyinli), Akçakaya Türbesi, Kıranyurt Yaylası, Kaymakam Suyu Yaylası (Kazımiye), Pamukova Yaylası, Pamukova Yaylası Hüseyinli Sulama Göleti
Sapanca Gölü, Sakarya İl Ormanı Tabiat Parkı, Gölbaşı Piknik Alanı, Uzumkum Park, Sapanca Gölü Yürüyüş Yolu, Kırkpınar Sahili, Kurt Köy Park, Maşukiye Park, Çatalkaya Vadisi Mesire Alanı, Sapanca Maşukiye Şelalesi, Sopeli Doğal Yaşam Köyü, Soğucak Yaylası
Justinianos Köprüsü veya Sangarius Köprüsü (Beşköprü) 559-562 (Sakarya nehri üzerinde bir taş köprüdür. Yapı Doğu Roma İmparatoru Justinianus (527--565) tarafından başkent Konstaninopolis ile imparatorluğun doğu vilayetleri arasındaki ulaşımı kolaylaştırmak için inşa ettirildi. Neredeyse 430 m uzunluğundaki köprü, dev ölçüleri nedeniyle dönemin yazar ve şairlerin eserlerine konu olmuştu. Justinianus'un Boğaziçi yerine gemiyle Anadolu'dan geçebilmek için kanal projesi planladığı ve köprünün bu projenin bir parçası olduğu iddiası uzmanlar tarafından tartışılmaktadır. Köprü, 2018'de UNESCO tarafından Dünya Mirası Geçici Listesi'ne eklendi. Justinianus köprüsü Anadolun'nun kuzey batısında, Adapazarı'na 5 kilometre, tarihi Bitinya bölgesinde yer almaktadır. Geç Roma dönemi tarihçici Prokopius)'a göre, birbirlerine bağlanmış kayıklardan oluşan seyyar bir köprü yerine inşa edildi. Güçlü akıntı nedeniyle kayıklar sık sık kopup akıntıyla yok olunca Sakarya nehri üzerindeki ulaşım her seferinde kesiliyordu. İmparator Justinianus'un taştan bir köprü yaptırması, nehir geçişinin büyük stratejik önemi ile ilgili olduğu da tahmin ediliyor, zira Konstantinopolis'ten Justinianus'un sık sık savaştığı Sasani İmparatorluğu sınırına kadar uzayan antik bir krallık yolu buradan geçiyordu. Justinianus köprüsünün yapım süresi farklı edebi kaynaklardan yararlanarak kesin bir şekilde tespit edilebilmiştir. Bunlara göre Justinianus Trakya'ya yaptığı bir inceleme yolculuğundan geri döndüğü 559 yılının sonbaharında köprü yapmına başlandı ve Sasani İmparatorluğu ile 562 yılında kabul edilen barış antlaşmasından sonra tamamlandı. Tarihçi Theofanis)'e göre köprü yapımına *Annus Mundi* 6052 yılında başlanmış, buysa 559 ya da 560 yılına denk gelir. Yapının 562 yılında tamamlanmış olduğu, İmparator Justinianus'u ve eserlerini öven Paulus Silentiarius ve Agathias'a ait şiirlerden anlaşılabilir. Öte yandan köprü yapımı, antik edebiyat eserlerinin tarihlenmesi için ipucu sağlamıştır: Prokop, *De Aedificiis* adlı geç Roma dönemi mimarisi hakkındaki önemli eserinde köprünün hala yapım aşamasında olduğunu ifade ettiği için, bu eserini 560-561 yıllarında yayınladığı varsayılabilir - genellikle sanıldığından beş ya da altı yıl önce. Geniş Sakarya nehrinin eski yatağı yaklaşık 3 kilometre kadar doğuya kaydığı için, yapı bugün Sapanca Gölü'nün (antik adı: Sophon) bir çıkışı olan, küçük Çark Deresi (antik adı: Melas) üzerindedir. Justininanos köprüsü tamamen kireçtaşından yapılmıştır. Oldukça iyi korunmuş yapı iki ucundaki dayanaklarıyla birlikte 429 m'lik bir uzunluğa sahip olup 9,85 m'lik genişliği ve yaklaşık 10 m'lik yüksekliyle de görkemli ölçülere sahiptir. Yapının görkemi, her biri 23 ile 24,5 m arası genişlikteki kemerlerle vurgulanmaktadır. Köprü ayaklarının genişliği ise yaklaşık 6 m'dir. Nehrin ortasındaki beş kemer, biri 19,5 m, diğeri 20 m genişliğinde iki kemerle sonlanır; batı tarafındaki kemerlerinden bir tanesinin altından günümüzde Çark Deresi akmaktadır. Nehir yatağının dışında, sel bölgesinde, köprüyü selden korumak için ayrıca 3 ile 9 metre genişliğinde beş kemer dehlizi bulunur. Bunlardan ikisi batı kıyısında, üçü doğu kıyısındadır. Doğu kıyısındakiler tek hatlı bir demiryolu yapımı esnasında kısmen tahrip edilmiştir. Kıyı bölgesinden nehir yatağı üzerindeki yedi kemere geçişteki iki köprü ayağın her birinin kalınlığı yaklaşık 9,5 m'dir. Yedi büyük kemerin uç taşlarında eskiden muhtemelen Hıristiyanlığın sembolü olan haçlar vardı, ancak bunlardan sadece iki tanesi bugüne kadar korunabildi. Nehir ayaklarının hepsine, akıntı yönünde sivri, akıntıya karşı yönde ise yuvarlatılmış cephelerle dalgakıran özelliği verilmiştir. Tek istisna, batı kıyısında bulunan, 9 m'lik genişliğiyle en geniş olan ayaktır. Bu ayağın her iki yöndeki cepheleri sivridir. Bu özellikleriyle bu köprü mimari itibarıyla bilinen diğer Roma dönemi köprülerinden belirgin ölçüde ayrılmaktadır, zira çoğunda her iki yönde sivri dalgakıranlar kullanılmıştır. Batı ucunda, 19. yüzyıla kadar, Roma köprülerinde yaygın olan ancak günümüzde yok olmuş olan bir zafer takı) bulunmaktaydı. Doğu ucunda ise günümüzde de ayakta kalmayı başarmış olan ancak işlevi bilinmeyen bir apsis) bulunur. Doğuya bakan bu yuvarlak yapının dini bir sunak olduğu tahmin ediliyor. Apsisin yüksekliği 11 m, genişliği ise 9 m'dir. Zafer takı ve apsis 1838 yılında Léon de Laborde tarafından çizildi. Laborde'un çizimi tamamen kesme taştan yapılmış, doğrudan köprüye açılan yuvarlak kemerli bir kapıyı gösterir. Bir diğer eskiz ise bu kapının ebatları hakkında bilgi verir: buna göre kapı 10,37 m yüksekliğinde ve 6,19 m genişliğindeydi; sütun kalınlıkları ise 4,35 m idi; Sütunlardan birinde dönemeçli bir merdiven bulunuyordu. Köprü, Agathias'a ait Yunanca bir nükteyi içeren yazıtla süslenmişti. Yazıt günümüze ulaşamamıştır ancak içeriği İmparator Konstantinos Porphyrogenetos'un yazmalarında korunmuştur:
> *Καὶ σὺ μεθ' Ἑσπερίην ὑψαύχενα καὶ μετὰ Μήδων ἔθνεα καὶ πᾶσαν βαρβαρικὴν ἀγέλην, Σαγγάριε, κρατερῇσι ῥοὰς ἁψῖσι πεδηθεὶς οὕτως ἐδουλώθης κοιρανικῇ παλάμῃ· ὁ πρὶν γὰρ σκαφέεσσιν ἀνέμβατος, ὁ πρὶν ἀτειρὴς κεῖσαι λαϊνέῃ σφιγκτὸς ἀλυκτοπέδῃ.* *Şimdi, taşkın suları bu sütunların arasından geçen ey Sangarios; sen de artık bir hükümdarın eliyle onun kulu olmuş onun istediği gibi akıyorsun, tıpkı mağrur Hespera ve Med halkları ve tüm Barbar yığınlar gibi. Bir zamanlar gemilere baş kaldıran, bir zamanlar dindirilemeyen sen, şimdi geçit vermez taşların vurduğu prangaların arasındasın.*
Justinianus köprüsünün yapımı günümüzde bazı uzmanlar tarafından, sonuçta gerçekleştirilememiş olan ve İmparator Justinianus zamanında planlandığı varsayılan büyük bir kanal projesinin varlığına işaret olarak değerlendirilmektedir. Buna göre, bu projenin amacı, Boğaziçi'ni kullanmadan, Anadolu'dan geçen kanallarla Marmara Denizi'nin Karadenizi'ne bağlanmasıydı. Planlanan kanal yapımı hakkında en eski kayıtlar, İmparator Trajan ile Bitinya valisi Plinius arasında geçen yazışmalarda bulunmuştur. Bu yazışmalarda Plinius, Sakarya nehri yakınlarındaki Sapanca Gölü'nden Propontis'e bir bağlantının kazılmasını önermiştir. Söz konusu proje, özellikle Plinius'un kısa süre sonra ölmesi nedeniyle hiçbir zaman gerçekleştirilmediği sanılıyor. Moore'a göre Justinianus Sakarya nehrinin Karadeniz'e akan kısmını batı yönde Sapanca Gölü'ne yönlendirmeyi planlamış ve bu şekilde Plinius'un projesini gerçekleştirmeyi düşünmüş. Yine Moore'a göre, Justinianus köprüsünün altından akan nehrin genişliği ile karşılaştırıldığında devasa sayılan boyutları ve diğer Roma köprülerinden farklı olarak köprü ayaklarının sivri taraflarının günümüzde akıntıya karşı bakıyor olması, bu tezi güçlendiren işaretlerdir. Whitby ise, Sakarya nehrinin söz konusu nehir yatağında gemi geçişi için uygun olmadığını ve aktıntıya karşı bakan sivri köprü ayaklarının başka köprülerde de bulunduğunu öne sürerek bu tezi kabul etmez. Froriep ise, yerel topoğrafik özelliklere göre akış yönünün değiştirilmesinin mümkün olabilecek olduğunu öne sürerek, böyle bir projenin olasılığı üzerinde durur.), Tarihi Anıt, Sakarya Polis Evi (0264.2765450), Yamaç Paraşüt Alanı, Tarihi Sakarya Nehri Köprüsü, Sakaryaspor Tesisleri, Poyrazlar Gölü, Poyrazlar Gölü Tabiat Parkı (Poyrazlar)
Akgöl Mesire ve Piknik Alanı (Akgöl), Akgöl, Taşkısı Deresi, Taşkısığı Gölü, Harmantepe Kalesi (SakaryaSöğütlü ilçesinde bulunan Bizans kalesidir. Söğütlü ilçesi, Harmantepe köyü yakınlarındadır. 12 veya 13. yüzyılda Bizans İmparatorluğunun doğu sınırlarını savunmak amacıyla yapılmıştır. Kale Taşkısığı Gölü'nden çıkan akarsuyun kenarında küçük bir tepe üzerinde bulunur. Kale surları 10 m yükseklik, 2 m kalınlığa sahiptir. Surlar üzerinde bulunan 6 burç 5x5 ebatlarındadır. Yapımında çevredeki taşlar kullanılmıştır. Beş giriş kapısı bulunan yapının ana girişi güney yönündedir. Yapılışı üzerinden uzun zaman geçen ve tamir görmeyen kalenin surları, kapıları, burçları önemli ölçüde tahrip olmuştur. Kale geniş Adapazarı Ovasının içinde savunmasız bir durumdadır. Savunmasını güçlendirmek amacıyla kale çevresine yapıldığı düşünülen hendeğin izleri belirsizdir. Kalenin yapı tarzı Seyifler kalesiyle aynıdır. Tuğla kullanılmamış, sadece moloz taş ve kireç harçı kullanılmıştır. Kalenin tarihlemesi sorunu yaşanmış, bazı araştırmacılar Justinianus Köprüsünün de yapımına neden olan Antik Kanal projesine (6. yy) bağlamışlardır. Fakat kaleden elde edilen bulgular ile yoğunlaşan Türk akınlarından korunmak amacıyla, Sakarya Nehri'nin batısına inşa edilen kaleler dizisinin parçası olduğu anlaşılmıştır. Kale uzun zaman bakımsızlıktan dolayı bitki örtüsü ile kaplanmıştır. Sakarya ilindeki en sağlam Bizans kalesi olan yapı restore edilerek turizme kazandırılma kararı alınmıştır. Kaleye Söğütlü ilçesi merkezden ayrılan 2,5 km asfalt, 2,5 km toprak yolla ulaşılmaktadır. Küçük Söğütlü), Er Meydanı
Kurşunlu Cami (Ulucami),Taraklı Kadirler Konağı Butik Otel Restoran Kafe, Taraklı Termal Park, Hisar Cami, Hacı Atıf Hanı (Ulucami), Taraklı Öğretmenevi, Taraklı Çakırlar Konağı (Ulucami), Kahve Beylerbeyi Abdi İbrahim Konağı, Şehit M. Nuri Karabıyık Parkı, Müze (Hacımurat), Eski Hamam (Ulucami), Hisar Tepe (Ulucami), Göynük Deresi, Tarihi Çınar (Yusufbey), Sarı Kız Türbesi (Yusufbey), Hızır Dede Türbesi, Müze, Hanımeli Konağı, Hacı Rıfatlar Konağı, Hisar Konağı, Hisar Camii, Çardacık Yaylası, Hacıyakuppaşalar, Harkköy Kanyonu, Karagöl Yaylası (Mahdumlar)