Çorum Atatürk Evi Müzesi (Müze, 1930 yılında Mustafa Kemal Atatürk'ün Çorum'u ziyareti sırasında kendisine hediye edilen bir evin müzeye dönüştürülmesi ile kuruluyor. Çorum merkezde yer alan müze Türkiye'nin ilk milli müzesi olarak kabul edilir ve Atatürk'ün Çorum'u ziyareti sırasındaki anıları anlatılır. Müzede, Atatürk'ün Çorum'u ziyaret ettiği döneme ait özel eşyaları, fotoğrafları, belgeleri ve diğer tarihi eserler bulunurken, bu eserler günümüze kadar bozulmadan gelmiştir), Çorum Kalesi, (Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesine konu olmuş kalenin tam olarak ne zaman yapıldığı bilinmese de, 17. yy'da Çorum'a gelen Evliya Çelebi, kalenin Sultan Kılıç Arslan tarafından yaptırıldığını söylediği bilgilere ulaşılmaktadır. Bu nedenle kalenin bir Selçuklu yapısı olduğu düşünülür. 1800'lü yıllarda Çorum'a gelen Ainsworth ise kaleyi Kanuni Sultan Süleyman tarafından yapıldığını öne sürmüştür. Kalenin yapımında ise Roma-Bizans döneminde kullanılan devşirme taşlar, moloz ve kesme taşlar bulunur. M.S. 1577'ye kale ile ilgili bazı yazılı belgelere ulaşılmıştır. Bu belgelere göre ise kale Bizans dönemine ait olduğu söylenmektedir. Kale kapısından içeri girildiğinde sağ ve sol tarafta iki adet oda bulunuyor. Soldaki oda kale muhafızlarına aitken sağdaki oda ise zindan olarak kullanıldığı biliniyor. Kalenin içerisinde yer alan bir adet cami ve 42 adet konut günümüzde de varlığını korumaya devam etmektedir), Çorum Müzesi, Muradi Rabi Ulu Cami, (Caminin Selçuklu sultanı 3. Alaattin Keykubat tarafından yaptırıldığı düşünülür. Cami 2. Beyazıt döneminde meydana gelen deprem sırasında hasar görür ve ünlü mimar Mimar Sinan tarafından restore ediliyor. 4. Murat Erivan Seferine giderken Çorum'da konaklamış camiyi tekrar tamir ettirerek medrese yaptırılmıştır. 1970 yılında deprem sırasında cami tekrar hasar görmüş ve tekrar restore edilmiştir. Günümüzde bazı eklemeler yapılan Ulucami'nin orjinal mimarisi korunarak restore edilmiştir), Saat Kulesi (Çorum Saat kulesi hem sembolik hem de tarihi bir anlam taşıyor. Saati İstanbul'da Ali Suavi olayını bastıran Yedisekiz Hasan Paşa tarafından inşa ettiriliyor. 1984 yılında hizmete sunulan saat kulesi minare tarzında inşa edildiği için diğer saat kulelerinden farklı olarak karşımıza çıkıyor. Kulenin güney tarafına açılan kemerli kapı üzerinde, 8 satırlı ve satırları arasında cetvelli bir kitabe bulunuyor. Kulenin yapımında sarı renkli kesme kum taşları kullanılmış olup, sekizgen ayaklıktan Türk üçgeni şekilli bir pabuç gövdeye geçilen kulenin üzeri kurşun kubbe ile örtülü. Saat kulesinin dört bir çevresinde saat kadranı bulunuyor. Saat kulesinin tepesine çıkmak için kemerli kapıdan geçerek 81 adet merdiveni çıkmanız gerekiyor. Kulenin yüksekliği yaklaşık 27,5 metre olup Osmancık, İskilip ve Gazi Caddelerini birleştirmektedir), Dünyanın En Dar Arastası (Üçtutlar), Veli Paşa Hanı (Veli Paşa tarafından yaptırılan han, 1914'te çıkan bir yangında tamamen yanmıştır. Han 1915-1916 yılları arasında yeniden inşa edilirken iki katlı olarak inşa ediliyor. Osmanlı Dönemi mimarisinin izlerini yansıtan han uzun yıllar boyunca işletme olarak kullanıldı. Daha sonra aslına uygun olarak restore edilen han 2018 yılından beri turizme açılıyor. Handa geleneksel lezzetlerin tadına bakabileceğiniz birçok işletme ve kafe bulunuyor. Bunlardan bazılarının belediyeye aittir), Akşemseddin Cami, Tarihi Kilise, Kubbeli Cami (1697-1784 yılları arasında Kubbeli mescidi olarak hizmet verirken 1921-1922 yılları arasında restore edilerek camiye çevrildi. Caminin yapımında Çorum ilinin diğer yapılarında gördüğümüz sarı renkli kesme kumtaşı kullanılıyor. Caminin kubbe tarafında bitkisel motifli bir göbek yer alırken kapılardan birinde ''Sene 1340'' yazısı yer almaktadır), Pir Baba Parkı, Çorum Meydanı, Kadeş Barış Meydanı, Çorum Park, Hanoğlu Konağı, Hasan Tuluk Kültür Evi, Kulaksız Cami, Hıdırlık Camii ve Türbesi (Hıdırlık Tepesinde yer alan cami Hıdıroğlu Hayrettin tarafından yaptırılmış olup camide toplamda 3 kitabe yer almaktadır. Bunlar Sene 1307(1889), Hıdırlık Cami 1307 (1889), Sene 1308 (1890) kitabeleri olarak bilinir. Camide Suheybi Rumi, Ubeyd Gazi, Elhac Yusufğu Bahri ve Kerebi Gazi'nin türbeleri bulunmakta olup ayrıca caminin çevresinde çok sayıda türbe ve mezara rastlanmaktadır), Kerebi Gazi Türbesi (Türbenin tam olarak ne zaman yapıldığı bilinmese de Osmanlı İmparatorluğu döneminde inşa edildiği tahmin edilmektedir. Türbe ismini İslam'ın ilk dönemlerinde yaşamış ve İslam'ı yaymak için savaşan Kerebi Gazi'den alır ve burası mezarının bulunduğu yer olarak kabul edilir. Geleneksel Osmanlı mimarisini taşıyan yapı; ahşap çatılı, tek odalı ve basit bir tasarıma sahip olup türbenin dış cephesi dekoratif detaylarla süslenmiştir-Çepni), Hz. Hüseyin Cami (16. Yüzyılda inşa edildiği tahmin edilen, yapım tarihi kesin olarak bilinmemeyen cami, Osmanlı mimarisi ve sanatının önemli özelliklerini günümüze kadar taşımıştır. Osmanlı döneminin karakteristik özelliklerini taşıyan cami dönemin estetik anlayışını yansıtmakta ve genellikle ahşap süslemeleri ile Osmanlı dönemine özgü mimari dedaylar dikkati çekmektedir. Cami, adını yanındaki Hacı Hüseyin Türbesin'den almaktadır ve türbe ile bitişik olup ve aynı tarihsel döneme ait olduğu bilinmektedir), Hoy Hoy Tepesi, Çatak Tabiat Parkı (Çatak), Örencik Şelalesi, Susuz Şelale, Çorum Barajı, Hacı Fiko (Uçtutlar), Saklısu Kanyonu (Büğet Köyü), Çorum Kent Ormanı, Sıklık Tabiat Parkı, İsmail Ağa Türbesi (Büklüce), Agca Tas, Salur Eski Yerleşim (Salur), Çiğdemlik Doruk (Çalyayla), Kartal Yaylası (Çağşak), Sarıpınar Yaylası
Alacahöyük Müzesi (Çorum müzesinin devamı olan Alacahöyük müzesi 1940 yılında kapılarını açıyor. Alacahöyük Müzesi'nde 1935 yılında Alacahöyük kazılarında bulunan tarihi eserler sergileniyor. Müzede Kalkolitik, Eski Tunç Çağı, Hitit ve Frig dönemi eserleri bulunuyor. Aynı zamanda Alacalı Pazarlı Ören Yeri kazısında bulunan Frig dönemine ait eserler Alacahöyük Müzesi'nde meraklılarıyla buluşuyor. 1935 yılında yapılan kazılarda 4 farklı uygarlık olan Helenistik, Roma, Bizans ve Selçuklu-Osmanlı dönemine ait eserlere rastlanmaktadır), Alaca Gerdek Kaya Mezarı, Alaca Hüseyin Gazi Külliyesi, Alacahöyük, Gölpınar Hitit Barajı (Belediye tarafından çevre düzenlemeleri ve peyzaj mimari yapılarak düzenlenen baraj hem yerli halk hem de turistler tarafından muhteşem bir gezi noktası olarak kabul ediliyor. Barajın içerisinde sergi alanları, yöresel ürün satış noktaları ve hediyelik eşya satış noktaları bulunuyor. Belediye tarafından yapılan bitkilendirmeler sonucunda Hitit Ormanı ve Hitit Usulü tarım alanları yapılmıştır), Yazılıkaya Açık Hava Tapınağı
Bayat Kunduzlu ve Kuşçaçimeni Yaylaları
Boğazköy Arkeoloji Müzesi (1966 yılında kapılarını açan müzede Hattuşa kazılarından bulunan eserler sergileniyor. Müzenin giriş bölümünde Hitit dönemine ait eserlere yer verilirken müzede, kalkolitik, Eski Tunç, Frig, Roma ve Bizans dönemine ait eserlerde bulunur. Müzenin ikinci sergi salonunda ise Azur Ticaret Kolonileri Çağı ile Eski Hitit dönemine ait testiler ve kazı fotoğrafları bulunmaktadır), Dulkadiroğlu Konağı, Hattuşa Antik Kenti (Birçok medeniyete ev sahipliği yapmanın yanı sıra aynı zamanda Hitit İmparatorluğuna başkentlik yapan kent geniş bir alana yayılıyor. 1984 yılında yapılan kazı çalışmalarında dünyada yazılan ilk yazılı anlaşma tabletlerine burada rastlandığını söyleyebiliriz. Geniş bir alana yayılan Antik Kentin yukarı şehir adlandırılan kısmında tapınaklar ve kutsal yapılar yer alırken, önemli olarak kabul edilen Aslanlı kapı ve Kral kapıda bu bölümde bulunuyor. Kazılarda elde edilen bilgilere göre Hitit Kralının Anitta oluğu bilinen şehir yaklaşık olarak 400 sene Hitit İmparatorluğuna başkentlik yapıyor. 1986 yılında UNESCO Dünya Miras Listesine girmiştir), Surlar, Boğazköy Alacahöyük Milli Parkı, Osmankayası, Yazılıkaya Tapınağı (Hattuşa döneminden kalan açık hava tapınağı şehrin dışında yüksek kayalık bölgenin arkasında yer almaktadır. Eski dönemlerde insanların inandığı 90'dan fazla Tanrı, Tanrıça, hayvan ve hayal ürünü yaratıkların hepsi kayalıkların üzerine çizilmiştir. Hitit dini törenlere göre yeni yıl zamanı ve ilkbahar döneminde bütün tanrılar bir araya gelir Fırtına Tanrısının evinde buluşurlardı. Bu şenliklerde tanrılar Yazılıkaya Tapınağına getirilir ve bütün tanrıların bir arada olması sağlanırdı), Yazılıkaya B Odası, Hattuşa Örenyeri, Hattuşa Mihraplıkaya, Bacalı Kaya, Hoşur Deresi, Hattuşa f Nolu Tapınak, Yeşil Nefrit Taşı, Budaközü Vadisi, Budaközü Höşür Seyir Tepesi, Hattuşa (Hitit Krallığının Eski Başkenti), Büyükkale, Büyükkale Kanyonu, Acropolis/Büyükkale, Hattuşa Kral Sarayı, Hiyerogrifli Oda, Hattuşa Hiyeroglif Odası (2), Nişan Taşı, Hattuşa Şeker Pınarı, Kral Kapısı, Hattuşa Yer Kapı, Aslanlı Kapı, Japon Bahçesi-İbikçam Barajı Mesire Alanı (Hisar), Kayalı Boğaz (Hisar)
Cumhuriyet Meydanı Anıt ve Saat Kulesi, Kızıltepe Yaylası (Asarçayı), Mehmet Dede Tekkesi, Beleş Kamp (Eski Köy-Obruk Dam), Kızılırmak Nehri, Kızılırmak Köprüsü (Berköy), Obruk Gölü (Asarçayı)
İskilip Kalesi ve Kaya Mezarları (Çorum merkezde yer alan kale Osmanlı döneminde inşa edilse de etrafındaki kaya mezarlarının Bizans dönemine ait olduğu biliniyor. Kale, Kızılırmak kenarında bulunduğu için mükemmel bir manzaraya sahiptir), İskilip Ulu Cami, Sagopa Kajmer Kaya Mezarları (Roma dönemine ait kaya şeklinde olan mezarlar İskilip merkezde yer alıyor. Mezarlarının iki sütunlu dikdörtgen bir girişi bulunuyor. Girişte başlıklar üzerinde oturur halde birer aslan figürü göze çarpmaktadır), İskilipli Alimler Müzesi, Nostalji Sokağı İskilip, Atıf Hoca Türbesi, İskilip Öğretmenevi (0364.5116308), Cumhuriyet Meydanı, Yesirağa Cami, Melikşah Tepesi Mihralibey Konağı, Kuşkayası Mağara (İnnice)
Hacıhamza Kalesi 1723 (3. Ahmet tarafından 1723 yılında inşa ettirilen kalenin içerisinde cami, medrese, han ve hamamın yer aldığı bir külliye bulunur. Kale yeterince korunmadığı için doğu kapısı yıkılınca kapı yerine evler inşa edilirken, kuzey kapısı hala bulunmaktadır), Kargı Yaylası (Çorum'un en yüksek dağı olarak kabul edilen Köse Dağında bulunan Yayla, yemyeşil doğası ile görenleri kendine hayran bırakacak güzellikte. Yaylada 12 km. uzunluğunda trekking ve atlı turizmi yapılacak parkur alanlarının yanı sıra 22 yataklı bir tesis bulunmakta, aynı zamanda 120 kişi kapasiteli restoran ve 1000 kişilik piknik yapabileceği bir piknik alanı bulunmaktadır), Garguca Parkı (Kargı Yaylası), Abdullah Yaylası
Laçin Kapılıkaya Anıtsal Kaya Mezarı, Gölünyazı Milli Parkı, Obruk Barajı Mesire Alanı (Kuyumcu), Kızılırmak Nehri, Mehmet Dede Tekkesi, Obruk Gölü, Oğuzlar Obruk Barajı Yamaç Paraşütü İniş Alanı (Kızılcapelit), Eşgili Seyir Palas
Mecitözü Saat Kulesi, Mecitözü Hükümet Konağı, Mecitözü Öğretmenevi (0364.4613539), Elennik Deresi, Tarihi Lise, Evren Çelebi Camisi, Cihan'ın Tepe (Kuşsaray-Elvançelebi), Dedeçam (Kuşsaray), Ağcakoyun Barajı
Sungurlu Saat Kulesi, Sungurlu Tarihi Hamam, Ulu Cami, Budaközü Deresi, Tarihi Taş Köprü, Eski Kilise (Güney Sokak), Sungurlu Şehir Parkı, Sungurlu Kent Park, Hayat Yolu Parkı, Aşıklar Tepesi, Kaşkaya Gölü Pınarı, Köpekderesi Yaylası, Karasivri Yaylası, Ağkaya Yaylası, Çakıroğlu Yaylası (Eşme), Güroluk Yaylası (Eşme)
İncesu Kanyonu (Uzungeçit olarak adlandırılan İncesu Kanyonu iki tarafında kayalar bulunan ve bu kayaların üzerinde Helenistik döneme ait duvar kabartmaları, su sarnıçları ve hatıl oyukları bulunan tarihi bir kanyon olarak karşımıza çıkıyor. Kanyondan içeriye girdikçe bir buçuk metre uzunluğunda Kybele Kabartması ile karşılaşıyorsunuz. Bu kabartma taht üzerine oturmuş aslan yavrusu tutan tanrıçayı temsil ettiğini biliniyor. Kabartma diğer Helenistik kabartmalar arasında en büyüğü olduğu bilinir. İncesu Kanyonu 12 kilometre uzunluğa sahip olup rafting, trekking ve doğa sporu severlerin de tercih ettiği yerler arasındadır-İncesu Köyü), Çekerek Deresi, Şapinuva Ören Yeri (Hitit uygarlığının en önemli kentleri arasında yer alan Şapinuva, Alaca Ovası ve Göynücek arasında bulunuyor. Bulunduğu konum nedeniyle hem askeri hem de dini bir merkez olarak stratejik konumda olduğunu söyleyebiliriz. Ortaköy'de yapılan kazılarda Hattice, Hurrice ve Akadce gibi dini, idari, ve fal içeren 4.000'e yakın çivi yazılı tablet bulunmaktadır), İbikli Çam Mesire Alanı (Bahçelievler), Oruçpınar Köyü (Karadağ) ve Göleti
Cumhuriyet Meydanı, Merkez Cami, Oğuzlar Doğal Kaynak Maden Suyu, Oğuzlar Yamaç Paraşütü Alanı (Karadonlu), Oğuzlar Obruk Barajı Paraşüt İniş Alanı (Kızılcapelit), Eşgili Seyir Palas (Kızılcapelit), Kızıltepe Yaylası (Asarçayı), Karaköz Yaylası (Kızılcapelit), Bayraklı Tepe Sivri (Kavacık)
Osmancık Kandiber Kalesi (Tarihi geçmişi oldukça eski dönemlere dayanan kalenin farklı medeniyetlerin etkisi altında kaldığını söyleyebiliriz. Bizans İmparatorluğu döneminde inşa edilmiş olsa da Selçuklu ve Osmanlı İmparatorluğu dönemlerinde de kullanılmaya devam edilmiş ve onarım görüyor. Yüksek duvarları ile dikkat çeken kale taş ve moloz malzemeleri ile inşa edilmiştir. Bölgenin savunması için inşa edilen kale, stratejik bir konumda bulunuyor. Kalenin, tarih ve arkeoloji meraklıları için ilginç bir mekan olduğunu ve aynı zamanda bölgenin tarihini daha iyi anlamak açısından önemli bir yere sahiptir), Başpınar Karaca Yaylası, İmaret Camii, Koyunbaba Köprüsü, Koyunbaba Türbesi, (Türbenin tam olarak inşa tarihi bilinmese de Osmanlı dönemine ait eserlerde bulunan özellikler türbede de yer aldığı için Osmanlı döneminde inşa edildiği kabul edilir. Klasik Osmanlı eserlerinde olan tek oda, basit tasarım ve dış cephenin süslü oluşu bu türbede de karşımıza çıkmaktadır), Baltacı Mehmet Paşa Çeşmesi, Osmancık Kent Parkı
Merkez Cami, Mert Dede Türbesi (Yüzgeç), Çatal Mevki, Aktaş (Ağdaş) Mevki, Beş Mandıra Mevki, Kürtözü Mevki, Beyoğlu Yaylası (Yeşilyurt)